Cenk Ozan Altun’un yazısıdır.

After Hours, Kanadalı müzisyen The Weeknd’in 4. stüdyo albümü, 20 Mart 2020’de yayınlandı. 12 Ocak 2020’de Tesfaye, twitter hesabından “Gündüz dinlenecek müzik yapmıyorum.” yazarak bizlere adeta geceye hükmedecek bir albümün geleceğini sezdirmişti. 2016 yılında çıkardığı Starboy albümünden sonra iyice poptan kopan The Weeknd’in, ki kendisini bir striptiz kulübünde çalan Starboy albümüyle tanımıştım, iyice karanlık bir temaya girdiğini görüyoruz. Öyle ki bir önceki albümü My Dear Melancholy’deki bulutların ardından az da olsa görünen güneş resmen kaybolmuş. Şarkılar her ne kadar eğlence modunda gibi görünse de derinlerindeki hüznün güzelliğini de bizlere hissettiriyor. After Hours’un asıl versiyonu düet içermezken, 23 Mart 2020’de çıkan After Hours Deluxe Edition ile üç yeni parça ve Chromatics’le Lil Uzi Vert’in vokalleri bulunan bir remix geliyor. Kapalı bir hayatı olan ve kişiliği hakkında çok az bilgiye vakıf olduğumuz Abel Makkonen Tesfaye’in sadece 2 röportajı bulunuyor, After Hours’la bizlere mistik karakterinden bir parça daha veriyor. Bu kişilik: kimsesiz, pişman, zalim. After Hours’un bizlere sunduğu görsellikten, kısa filmlerine bakacak olursak Joker dahil birçok filmden esinlendiğini görebiliyoruz. Ayrıca albümün kapak fotoğrafı da dahil birçok görseli “kırmızı pigmentli” olarak değerlendiriliyor. Kırmızıyla bize verilmek istenen mesaj öfke ve tehlikeyi çağrıştırıyor, aynı zamanda hazırım diyor. Eleştirmenler tarafından oldukça beğenilen The Weeknd’in sahne performansları ise Michael Jackson ile karşılaştırıldı. The Independent yazarı Roisin O’Connor ise albümün  “moda göre değişebilmesini” ve “parti bittikten sonra dinlenebilme” özelliğini övdü, önceki albümleriyle kıyaslandığında After Hours’un halen üzgün çocuk kimliğini koruduğunu fakat öncekilere nazaran daha soğuk ve yaman olarak nitelendirdi. Variety dergisinden Jem Aswad ise After Hours tartışmasız bir şekilde The Weeknd’in bugüne kadarki en olgun albümü. Müzikal olarak ultra sinematik klavyeler, vurucu sub-baslar, sert vuruşlar, 80’ler synth akışları ve ekoları ile tamamen meleksi sesiyle aramızda.” ifadelerini kullandı. Albümün pazardaki başarısı ise eleştirmenlerden aldığı güzel geri bildirimleri gölgede bırakır nitelikte. Özellikle Apple Music tarihinde alınan 1.02 milyon ön siparişle rekor kırdı. Bütün bu başarılarının öncesinde ise Heartless şarkısında “I’ve been dodgin’ death in the six-speed” ifadesini kullanan Abel çok hızlı gittiğini ancak hala kaza yapmadığını iddia etmişti.