Aysıla Cengiz’in yazısıdır.

63 yıldır süregelen ve müzik endüstrisinin en prestijli ödüllerinden biri olan Grammy Ödülleri’nin adaylıkları geçtiğimiz günlerde açıklandı. Oldukça yüksek bir saygınlığa sahip olan ödüller, her yıl adından söz ettiriyor. Bu yıl açıklanan isimler ise medyada farklı bir boyutta yankı uyandırdı. Adaylıkları kimin hak edip etmediği ise son birkaç gündür bolca tartışılan konulardan.

Beyonce, aldığı 9 adaylıkla bu yılın en çok adaylık almış sanatçısı. Kariyeri boyunca aldığı 79 adaylıkla “Tüm Zamanların En Çok Adaylık Almış Kadın Sanatçısı” oldu. Aynı zamanda Beyonce, bu seneki dokuz adaylığının 4 tanesini kazandığı an ‘En Çok Grammy Kazanmış Kadın Sanatçı’ unvanını alacak. 8 tane ödül ise onu ‘En Çok Grammy Kazanmış Sanatçı’ yapacak.

Bu yıl bolca adaylık almış isimlerden birisi de Taylor Swift. Eski albümleri Lover ve Reputation zamanında büyük ses getirmesine rağmen Grammy tarafından görülmemiş ve bir iki adaylık ile dönemlerini kapatmıştı.

Bu yıl ise Taylor Swift’in sessiz sedasız, karantina döneminde çıkarttığı 7. albümü “Folklore”, ilk teklisi “Cardigan” ve ses getiren iş birliği “Exile ft. Bon Iver” ile 6 tane adaylık aldı. Albümün şarkılarında, basit pop şarkısı yazım iskeletini aşıp yeni şeyler denemiş olması ve bunu gayet başarması bile; benim için yeterlidir adaylıkları hak ettiğini söylemek için.

Yılın albümü adaylıkları ise karışık. Taylor ve Dua Lipa, bu dalda adaylık alması beklenen isimlerdi ama şaşırtıcı adaylar da var. Black Puma’nın çıkış albümünün geçen sene onlara “En İyi Yeni Sanatçı” dalında adaylık aldırdığını biliyoruz. Ama aynı albümün ‘Deluxe’ versiyonun bu sene de onlara “Yılın Albümü” kategorisinde adaylık kazandırmış olması… İşin garibi ise albümün kendisi ile Deluxe versiyonun yayınlanması arasında 10 ay var. Aynı zamanda benim sevdiğim albümlerden olsa da Coldplay’in “Everyday Life” albümünün adaylığı da eleştirmenlerden kötü not aldığı için 🙁 soru işaretleri doğurmuş.

Gelelim tartışmalara. Adaylıklar açıklandığından beri sosyal medyada itirazlar paylaşılıyor. Bu yıl önemli isimlere haksızlık yapıldığı görüşleri yaygın. Bu isimlerin en önde geleni The Weeknd. Karantina zamanında Billboard listelerinden düşmeyen “Blinding Lights” ve “After Hours” eserlerinin Grammy tarafından görmezden gelindiği konuşuluyor-ki buna ben de katılıyorum. Karantina döneminin başında çoğu sanatçı şarkılarını yayınlamak konusunda şüpheciydi ama The Weekend Mayıs ayında yayınladı bu başarılı albümünü: her şey daha yeni başlamışken ve belirsizlik şu ankinden bile yoğunken. Bu cesur davranışı bir kenara bıraksak bile bu kadar ses getirmiş bir işin bir tane bile adaylık alamamış olması Grammy tarihindeki en büyük ayıplardan biri olabilir.

Adaylık almamasına şaşırılan diğer isim ise Selena Gomez. Bu yıl çıkardığı “Rare” albümü eski albümlerinden daha kuvvetli ve müzikal yönünün gelişimini gözler önüne seriyor. Bu albümünde kendini yeniden buluşu ve parçalarda şarkı yazarlığı sürecine katılmış olması Rare’in kariyerinde eşsiz bir yere sahip olduğunu gösteriyor. Her ne kadar medyanın 7/24 gözünde olan bir albüm olmadıysa da teklilerin ses getirmediğini söyleyemeyiz.

Son olarak her ne kadar konuşulduğunu duyduğum bir konu olmasa bile BTS’in dört ana kategoride de adaylık alamamış olması beni şaşırttı. Dynamite, “Pop Dup/Grup Performans” kategorisinde adaylık almış olsa da Billboard 100’de 1 numara olan bir hit bu şarkı. Diğer bir yandan gördüğüm nadir postlarda K-pop türünü az adaylık aldığı söyleniyordu. Buna katılmıyorum çünkü bu yıl dünyada tüketimi bitmeyen şarkılar çıkarmış olan iki K-pop grubu var: BTS ve Blackpink. Blackpink’in ise sanki biraz az sayıda eser çıkardığını söyleyebiliriz. Son albümleri de adaylık için değerlendirme sürecine biraz geç kaldı.

Adaylıklara baktığımızda gördüğümüz eserler bu yıl dünyaca neler yaşadığımızı gösteriyor: Neler üstüne uğraştığımızı ve sanatın değiştirebilme gücünü. BLM hareketlerinden ilhamla yazılmış şarkılar, yapılmış albümler var karşımızda. Dünya’yı belki sarılmaya bile korkar olacağımız bir hale getiren virüs, bitişini göremediğimiz bir salgını başlatırken yaratılmış albümler bunlar. Kesinlikle önermeyeceğim tek şey de adaylıkların size kılavuz olması. Eserlerin anlatmak istedikleri, sanatçıların söylemek istedikleri anlaşılmadığı sürece şarkının taktığı tacın pek önemi yok.