Sirenler #rbreviews

mor ve ötesi’nin 10 yıl aradan sonra çıkardığı 8. stüdyo albümü, duyurulduğu ilk günden beri hepimizi oldukça heyecanlandırdı. Aralık ayında Forsa ve Dünyaya Bedel adlı iki teklisi yayınlanan Sirenler albümü, 21 Ocak 2022’den itibaren tüm müzik platformlarındaydı!

21 Ocak gecesi Çiçek Pasajı’nda yapılan lansman ile hayatlarımıza giren albüm, dikkat çeken tanıtım süreci ve diğer albümlerden ayrılan sembolik yönü ile beni ve tüm mor ve ötesi sevenlerini gruba bir kez daha hayran bırakmayı başardı.

mor ve ötesi’nin Çiçek Pasajındaki lansmanından

İçinde İstiklal adlı bir parça bulunan albümün tanıtımının İstiklal’in kalbinde, Çiçek Pasajı’nda yapılması tesadüf değil diye düşünüyorum. Tıpkı bunun gibi incelikle düşünülerek tasarlanmış sembolik logo ve albüm kapağını da metrolar ve daha pek çok yerde görmek mümkün. Peki bambaşka alt metinlerle dolu bu albüm bize başka neler söylüyor?

mor ve ötesi’nin geçtiğimiz Aralık’ta yayınladığı Dünyaya Bedel ve Forsa single’ları, albüm hakkında bize birçok ipucu veriyordu. Her bir şarkının manifesto niteliğinde sözlere sahip olmasının yanında albümün 3’er parçalık “Geçmiş, Şimdi ve Gelecek” şeklinde alt başlıklara ayrılıyor olması da ilgi çekici olmuş.

mor ve ötesi’nin Instagram paylaşımı

Geçmişi hüzün, biz ve mavi renk ile sembolize eden grup; şimdiyi öfke, sen ve kırmızı üzerinden tanımlıyor. Gelecek için ise umut, biz ve mor’u seçmişler. Forsa’da bahsettikleri gibi, “gitmeyip delirmeyenlere” öfke ve umuttan bir sentez oluşturabileceklerini hatırlatıyorlar. Hepimizin içindeki sirenlerin durmaksızın çaldığını düşündüğüm günlerde gelen albüm, tıpkı diğer mor ve ötesi albümleri gibi, hislerimize tercüman olmayı da unutmuyor.

Grup, albümü kendi web sitelerinde Kafka’nın Sirenlerin Sessizliği öyküsünden aldıkları şu cümlelerle tanımlıyor: “ Dünyada hiçbir şey yok ki kendi gücüne dayanarak sirenleri alt etmenin yaşattığı duyguya, bu duygunun sonucu olan, her şeyi önüne katan büyüklenmeye karşı durabilsin…” Bizler ise şarkıları tekrar tekrar dinlerken tıpkı bu satırlarda bahsedildiği gibi içimizdeki sirenlerin susacağı zamanları biraz daha umutla bekliyoruz.

“Dünyaya bedel eşsiz ruhların, dünyayı bilmek istemediği” bu günlerde dinleyerek bir nebze de olsa huzur bulabileceği bu albümü herkese tavsiye ediyoruz!

Yazı oluşturuldu 96

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön